blog-1

10-01-2018

Sabit Cevat Tanrıöver

Bülent Cedetaş Ağabeyim,
Hani insanın ömründe çok az görüp çok sevdiği, çok saydığı, çok takdir ettiği , çok etkilendiği birisi vardır ya. İşte Bülent ağabeyim benim için öyle birisiydi. Belki bütün ömrümde bir arada olduğumuz süre insan ömrünün yanında çok azdır ama bana verdiği akıl ile, bana gösterdiği ilgi ile hayatımı çok olumlu yönde etkileyen bir gerçek mühendis ağabeyimdir. Kendisini ilk defa 1981 veya 1982 yılında Cidde’de çok tesadüfî bir şekilde tanıdım. Benim hocam, ustam, iş verenim ve bana verdiği şirket hissesi dolayısıyla ortağım olan Sayın Gazanfer Uğural ile Cidde’de bir alış veriş merkezinde bir teknik malzeme arıyorken bir köşeyi döndük ki karşımıza iki insan aniden çıktı nerde ise çarpışacaktık. O iki kişiden biri Bülent Cedetaş ağabeyimdi. Ben o güne kadar kendini tanımamıştım ama Gazanfer Bey kendini çok iyi tanıdığı için bir birlerine sarmaş dolaş olmuşlardı. Benim hayatımı çok etkileyen biri olacakmış ki,o an beynime adeta kazınmıştı. Meğer Bülent Ağabeyim Yambu’da taahhüt işi yaptıkları için Cidde’ye bir iş görüşmesine gelmişler. Bu gerekçe karşılaşmamızı sağladı. Aslında karşılaşmamız milyonda bir ihtimali olan bir durum ama kader bizi birleştirmişti. Gazanfer Ağabeyim bana kendisinden övgüyle söz etmiş olduğundan kendini tanımadan sevmeye başlamıştım. Aradan bir zaman geçti ben Arabistandaki çalışma hayatımı sonlandırıp turkiyeye döndükten sonra Doğan Tekeli Sami Sisa Mimarlık Bürosu ile bir ilaç fabrikasında danışmanlık yaparken Bülent Ağabeyim de elektrik işlerinin danışmanlığını yapıyordu. O günlerde bende Çatalca’nın Kabakça köyünde bir tarla almayı düşünüyordum. Kendisine bir sohbet sırasında bu niyetimi anlatınca bana askerlik yaptığı sırada kabakça köyünde bir kaç ay kaldığını söylemiş ve o köyden tarla almamı tavsiye etmişti. Ben de tavsiyesini tuttum ve çok da iyi yapmışım. O tarlayı bahçeye çevirdim o bahçemde geçirdiğim hafta sonlarım benim en güzel günlerimi oluşturdu. Bülent Ağabeyimin benim hayatımda çok önemli bir yeri olmasının nedeni yaşadığım bir olay karşısında ne yapacağımı bilemedigim bir halde iken kendisine başvurma şansını bulmamdandır. Olay şöyle gelişmişti. Ben arabistan çalışma hayatımı bitirip tekrar ülkemde proje büromu açmış küçük küçük hizmet vermeye başladığım günlerdeydim. İşlerim ülke ekonomisine paralellik gösterdiği için çok parlak olmamakla birlikte iyi kötü birşeyler yapıyordum. Büromu açtıktan kısa bir süre sonra Arabistana gittiğim için henüz fazla çevre edinememiştim. Yani piyasayı tam anlamıyla tanımıyordum. Bir gün büromu ziyaret eden bir malzeme satıcısı firma yetkilisi ziyaretin sonlarına doğru bana kabul etmem ricasıyla bir zarf uzattı ne oluğunu anlamadığım için zarfın şöyle ucunu açtım ki ne göreyim bir çek var. O zaman anladım ki benim bir projemde malzemeleri kullanıldığı için bana hediye babından çek veriliyor. Hemen çekte yazan meblaya bile bakmadan hemen geri verdim. Çok kızmama rağmen kendime hakim olup bu tip çalışma içinde olmadığımı ve kabul edemeyeceğimi uygun bir dille anlattım. Bunun üzerine yaptığından çok utandı çok çok özür dileyerek zarfını alıp büromdan ayrıldı. Böyle bir durum ilk defa başına geliyordu. Sinirlerim yatışana kadar bekledim sonra bu konuda yaptığım davranışım ne kadar isabetli olup olmadığını anlamak için Bülent Ağabeyime danışmaya karar verdim. Kendisinin telefonla aradım. Başıma gelen hali anlattım yaptığımın doğru olup olmadığını, piyasada bu işlerin nasıl olduğunu sordum. Bana o gün söyledikleri bu güne kadar hala kulaklarımda çınlamaktadır. Bana dedi ki: “Cevat çok doğru yapmışsın. Sakın onların bir kuruş parasını alma. Eğer alırsan kendi elemanları gibi görmeye başlar ki, bu da seni bozar. Sen dürüst bir mühendissin, bu tutumunu sürdürmekle isabet edersin. Ben de bu güne kadar kulağımda çınlayan bu sese hep uydum. Hamd olsun hepsinde de faydasını gördüm. Tüm genç mühendislere de ben aynen tavsiye ediyorum. Aradan yıllar geçti büromuz büyüdü gelişti ve iki tane işverenimiz sayesinde müstakil bir büroyu inşa etmeyi başardık. Sıra aydınlatma armatürlerini yerleştirmeye ve seçmeye gelmişti. Kendisini ziyarete gittim. Hiç üşenmeden benimle oturdu bütün odalara tek tek baktı aydınlatma armatürlerini yerleştirdi olması gereken modelini seçti. Hatta kendi deposunda mevcut modellerin listesini getirtti ve bütün aydınlatma projemi bitirdi, üstüne üstlük yangın alarm sistemimide elden geçirip olanlarıda düzeltti. Kısaca benim için çok kıymetli bi ağabeyimdi kaybına çok üzüldüm. Vefatından bu yana geceleri atalarıma Fatiha yollarken onada yolmayı ihmal etmem, sanki kendisiyle her gece anladıkta olsa görüşüyor gibi bir his kaplıyor içimi. Saygı ve sevgi değer bülent ağabeyim ruhun şad, mekanın cennet olsun inşallah. Rabbim cennetinde bizi komşu eylesin inşallah. Sevenlerine uzun ömür versin adın hep onların dilinde olsun inşallah.